Yunus Emre
255
post-template-default,single,single-post,postid-255,single-format-standard,stockholm-core-1.1,select-theme-ver-5.1.7,ajax_fade,page_not_loaded,vertical_menu_enabled,paspartu_enabled,menu-animation-line-through,side_area_uncovered,wpb-js-composer js-comp-ver-6.0.3,vc_responsive

Yunus Emre

Yunus aşığı bir dostun talebi üzerine, fırçamdaki renkler Rumi’nin Mesnevi’sinden Yunus’un Divan’ına doğru aktı.

“Dağlar ile taşlar ile çağırayım Mevlam seni…” ezgisi eşliğinde Yunus’un peşine takıldım.

Kim zaman, Yunus’un peşinde gölge, kimi zaman da cebinde nokta olup yaylalara, çiçeklere, zirvelere yürüdük, bazen de Taptuk’un kapısına yöneldik…

Bir ara Yunus, “Aşk, insanın diğer varlıklardan yansıyan varoluş sırrını bulup, onu keşfetmesidir” sözünü bana doğru fısıldadı.

Bu fısıltı tablolarımda şekillere, şekillerden de renklere dönüştü…

Tülay Gürses, 2013