Yolcu
257
post-template-default,single,single-post,postid-257,single-format-standard,stockholm-core-1.1,select-theme-ver-5.1.7,ajax_fade,page_not_loaded,vertical_menu_enabled,paspartu_enabled,menu-animation-line-through,side_area_uncovered,wpb-js-composer js-comp-ver-6.0.3,vc_responsive

Yolcu

Felsefeye ihtiyaç duydum, varoluş felsefesine yöneldim.

İnsanın ikiliğini görüp, mana olandan tasavvufa yol buldum.

Gördüm ki aşkın içkin olup bir noktada buluştular.

Ben Âdem içinde, Adem ilim içinde, inançlar ilmin içinde

Ortak olanda tefekkür edip, sonra yollara düştüm.

Dünya kazan oldu, ben kepçe… Şaştım, kaldım kendimce.

Geceyi gündüzle birlikte görüp…. Bulutlarda başka dünyaları fark ettim.

Su, hava ile buluştu, ışıklı renge dönüştü, ben içinden geçtim.

Kuzeyin güneyle buluştuğu çizgide Ekvator’u adımladım.

Batmayan güneş eşlik etti, topraktan fışkıran enerjiyi gördüm.

Brezilya şelalerini İzlanda’da görüp, Himalayalar’da Everest’i selamladım.

Okyanusları tevhid edip, Etiyopya’da Rift vadisini seyre daldım.

Tanah Lot’ta günbeşi batıya gönderip, Bagan’da doğuşunu izledim.

Amerika sahillerinde Pasifik’e dokunup, vadilerinde beyaz adamın vahşetine ağladım.

Afrika’da Ümit burnuna varıp, beyazın siyaha çektirdiklerine şahit oldum.

Tibet’te Brahmaputra’yı seyrederken, işareti Ganj’da okuyup,

Kolorado’nun uğultusunu Büyük Kanyon’dan dinledim.

And dağlarında gezerken, Atakama’nın yalnızlığını hissedip, balinaların gölgesinde uçan balıkları gördüm.

Uygarlık tarihini Mısır’da, Türklerin destanını Maveraün’de okudum.

Turkuazın ışıltısı Semerkant’tan Buhara’ya yansıyordu.

Horasan’da sufileri selamlayıp, Hafızı, Şiraz’da dinledim.

Tebriz’de Şems’i hissedip, Şam’da İbn-i Arabi’yi aradım.

Kudüs’te tevhidi görüp, Muallak taşına sırtımı dayadım, sabah namazını kılıp, Bethlehem’e çıktım.

Fatiha’yı okuyup, Hz. İsa’nın taş beşiğine dokundum.

İndim Süleyman’ın tapınağına anahtarı bir müslümanda buldum.

Güzel gül kokusunu Medine’de içime çektim.

Mekke’ye varıp Kabe’de noktaya daldım.

Zamanı gökyüzünde seyredip, elime fırçayı aldım.

Mesnevi yol gösterdi renklere doğru.

Yunus’un aşkı tuale aktı.

Evet….. Varlık zamanın içinde dönerek varoluşa akmakta.

Bu akışın içinde, ben varım, sen de, sizler de varsınız.

Zaman noktanın içinde, nokta âleme açılıyor.

Kaos-kozmos, gök ve yer, renkler-çizgiler-semboller, insanın arayışı, seyri sülük-ayrılık-kavuşma, âşık-maşuk, rüyalar-âlemin zikri, doğum ve ölüm, noktaya dönüp tekrar kapanıyor, açılmak üzere……..