Önsöz
240
post-template-default,single,single-post,postid-240,single-format-standard,stockholm-core-1.1,select-theme-ver-5.1.7,ajax_fade,page_not_loaded,vertical_menu_enabled,paspartu_enabled,menu-animation-line-through,side_area_uncovered,wpb-js-composer js-comp-ver-6.0.3,vc_responsive

Önsöz

Tablolarım, Niyaz-i Mısri’nin “Divan-ı İlahiyatından” etkilenerek hazırlanmıştır.

Vahdetten kesrete doğru oluşun en güzel ifadesi olan Mevlana’nın “Âlem, renksizlikten renklere açılıştır” deyişi, beni tasavvuftan tuale yönlendiren önemli etken olmuştur. Bu etki ile çalıştığım, “Mesnevi’nin ve Yunus’un renkleri” tablolarımı 2010 yılından itibaren sergileme fırsatım oldu.

Dr. Mustafa Tatçı Hoca’nın “İbn-i Arabi, Hz. Mevlana ve Yunus Emre tefekkürünün, XVII asırdaki takipçilerinden olan Niyaz-i Mısri Halvet-i adeta bu üç büyük zatın düşüncelerinin harmanlandığı mükemmel terkiptir” işareti üzerine Divan-ı İlahiyata yöneldiğimde, gördüm ki hepsi “Hakk Aşk’ının” içinde buluşup, noktaya dönüşmekteydiler. Bunu, kendileri söylüyorlardı.

Hz.Ümmü Sinan’a olan bağlılığı üzerinden Hakk’a ulaşma coşkusuyla devrana kalkışı ve katılması, kısacası ulaştığı Zat makamının heybeti karşısında hayrete düştüm.

Tablolarım, bu hayreti yansıtabilme gayretidir.

Tülay Gürses, 2015